Şöyle bir düşünün… Bir konferans salonuna giriyorsunuz. Salon güzel. Sahne düzgün. Ses sistemi fena değil. Ama insanlar yerine oturduktan sonra bir huzursuzluk başlıyor. Kıpırdanmalar, öne eğilmeler, arkaya yaslanamamalar…
İtiraf edeyim ki bu manzarayı yıllar içinde sayısız kez gördüm. Bu işin mutfağında olan biri olarak şunu net söyleyebilirim: Salonun başarısı çoğu zaman sandığınız yerde değil, oturulan yerde başlar.
Konferans koltuğu seçimi hafife alındığında, en iyi konuşmacı bile dinleyiciyi salonda tutmakta zorlanır. Ama doğru koltuk seçildiğinde kimse fark etmez. Çünkü her şey yolunda gider. Sessizce.
Bu sorunun cevabı çoğu zaman koltukla başlar ama kimse ilk oraya bakmaz.
Salon projelerinde genelde şu sırayı görürüm: İnşaat bitsin, sahne kurulsun, ses–ışık yerleşsin… Koltuk işi en sona kalır. Oysa konferans salonu koltukları, en başta düşünülmesi gereken unsurlardan biridir.
Çünkü bu koltuklar günde bir saat değil, bazen aralıksız saatlerce kullanılır. Öğrenciler, akademisyenler, yöneticiler, teknik ekipler… Herkesin beklentisi farklıdır ama ortak bir istek vardır: Rahat oturmak.
Bunlar küçük detay gibi durur. Ama salonda 300 kişi varsa, o detaylar büyür. Hem de hızlı büyür.
İyi bir koltuk kendini ilk günde belli etmez. Zamanla konuşur.
Uzun oturumlarda dinleyici yerinde kalabiliyorsa, konuşmacının sesi salonda yankı yapmıyorsa, insanlar farkında olmadan toplantıyı sonuna kadar takip edebiliyorsa… Orada doğru bir seçim vardır.
İyi bir konferans salonu koltuğu:
Bunlar yazıyla anlatması kolay, üretimde ve sahada uygulaması zor şeylerdir.
Dışarıdan bakınca koltuk koltuktur, her koltuk aynıdır. Ama işin içi öyle değil.
Konferans koltuğu imalatı, yalnızca döşeme yapmak ya da metal parçaları birleştirmek değildir. Taşıyıcı sistemden süngerin yoğunluğuna, mekanizma hareketinden montaj şekline kadar her adım birbiriyle bağlantılıdır.
Şunu açık söyleyeyim: Katalogda güzel duran birçok koltuk, salonda sınıfta kalabilir. Çünkü katalogda kimse koltuğun beş yıl sonra nasıl duracağını göstermez.
İmalatta dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır:
Bunlar ilk bakışta fark edilmez. Ama zaman geçtikçe ortaya çıkar.
Bu soru bana çok soruldu. Hâlâ da duyuyorum.
Hak veriyorum. Dışarıdan bakınca çoğu koltuk benzer durur. Ama sahada kullanılanla, sadece vitrine oynayan arasında ciddi fark vardır.
Ucuz tercih edilen bir koltuk, genelde ilk yıl sorunsuz gider. İkinci yıl küçük sesler başlar. Üçüncü yıl şikâyetler gelir. Dördüncü yıl “yenilesek mi?” sorusu masaya konur.
Pahalı olduğunu düşünebilirsiniz ama şunu net söyleyebilirim: Doğru seçilen koltuk, uzun vadede daha az masraf çıkarır.
Kesinlikle hayır.
Bir belediye salonu ile üniversite anfisi aynı beklentiye ve kullanı yoğunluğuna sahip değildir. Kültür merkezi ile özel kongre toplantı salonu da öyle.
Konferans salonu koltukları seçilirken şu sorular mutlaka sorulmalıdır:
Bu sorulara cevap verilmeden yapılan seçimler genelde sonradan pişmanlık yaratır.
Boş bir salonda koltuk sesi duyulmaz. Dolu salonda duyulur.
Koltuk kapanırken çıkan küçük bir ses, yüzlerce kişi aynı anda hareket ettiğinde rahatsız edici bir uğultuya dönüşür. İyi tasarlanmış bir koltuk bu sesi bastırır.
Bu detay genelde atlanır. Ama kullanıcı bunu hemen fark eder.
Bugüne kadar birçok farklı projede yer aldım. Akademisyenlerden yöneticilere, teknik ekiplerden öğrencilere kadar binlerce kişi bu koltukları kullandı.
Binlerce uzmanın tekrar tekrar tercih ettiği çözümler genelde tesadüf değildir. Sahada denenmiştir. Zamanla kendini ispatlar.
Kimseyi aceleye sokmanın anlamı yok.
Ama şunu da açık söyleyeyim: Salon hazırken koltuk işini sona bırakmak, en sık gördüğüm hatalardan biridir. Açılış yaklaşır, herkes hızlanır. Hızlanan işte detaylar kaçar.
Oysa koltuk işi sakin kafayla düşünülmelidir. Salonun geleceği düşünülerek.
Bu yazı kusursuz değil. Bazı cümleler kısa. Bazıları uzun. Bilerek. Çünkü bu iş sahada da böyle ilerler. Ama doğru yapıldığında, yıllarca sorunsuz gider.
Benim derdim bir şey satmak değil. Salonunuza yıllar sonra bile “iyi ki böyle yapmışız” dedirtmek.
Konferans koltuğu seçerken salonun kullanım süresi, oturma sıklığı ve kullanıcı profili dikkate alınmalıdır. Uzun oturumlar için bel desteği, sessiz mekanizma ve dayanıklı sünger yapısı öncelikli olmalıdır.
Hayır. Her konferans salonu aynı değildir. Salon eğimi, sıra aralığı ve alan genişliği farklıdır. Bu yüzden konferans salonu koltukları, ölçüye ve kullanım amacına göre planlanmalıdır.
Kaliteli bir konferans koltuğu imalatı; sağlam taşıyıcı yapı, düzgün kaynak noktaları ve uzun süre formunu koruyan süngerle anlaşılır. İlk bakışta değil, kullanım süresince kendini belli eder.
Konferans koltukları fiyatları hakkında detaylı bilgi almak için kategori sayfasını ziyaret edebilirsiniz.